Biyotıp Sözleşmesi iç hukukun parçası mı?

Yazılı hukukun kaynaklarından birisi de uluslararası anlaşmalardır. Anayasa’nın 90. maddesine göre usulüne göre yürürlüğe konulmuş uluslararası anlaşmalar kanun hükmündedir. Hukuk sistemimiz içinde uluslararası anlaşmalar hiyerarşik olarak kanunlardan daha güçlü normlardır. Çünkü kanunların aksine uluslararası anlaşmaların Anayasaya aykırılığı ileri sürülememektedir. Yine Anayasa’da 2004 yılında yapılan bir değişiklikle temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası anlaşmaların kanunlarla çelişmesi durumunda uluslararası anlaşma hükümlerinin esas alınacağı kuralı getirilmiştir.

TBMM 2003 yılı sonunda 5013 sayılı Kanunla Biyotıp Sözleşmesini de kabul etmiştir. Biyotıp Sözleşmesi Anayasanın 90 ıncı maddesinde ifade edilen temel haklara ilişkin uluslararası anlaşmalardan biridir. Bu sebeple Biyotıp Sözleşmesi ile kanunlar arasında bir çelişki çıkarsa uyuşmazlık Biyotıp Sözleşmesine üstünlük tanYazılı hukukun kaynaklarından birisi de uluslararası anlaşmalardır. Anayasa’nın 90. maddesine göre usulüne göre yürürlüğe konulmuş uluslararası anlaşmalar kanun hükmündedir. Hukuk sistemimiz içinde uluslararası anlaşmalar hiyerarşik olarak kanunlardan daha güçlü normlardır. Çünkü kanunların aksine uluslararası anlaşmaların Anayasaya aykırılığı ileri sürülememektedir. Yine Anayasa’da 2004 yılında yapılan bir değişiklikle temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası anlaşmaların kanunlarla çelişmesi durumunda uluslararası anlaşma hükümlerinin esas alınacağı kuralı getirilmiştir.
TBMM 2003 yılı sonunda 5013 sayılı Kanunla Biyotıp Sözleşmesini de kabul etmiştir. Biyotıp Sözleşmesi Anayasanın 90 ıncı maddesinde ifade edilen temel haklara ilişkin uluslararası anlaşmalardan biridir. Bu sebeple Biyotıp Sözleşmesi ile kanunlar arasında bir çelişki çıkarsa uyuşmazlık Biyotıp Sözleşmesine üstünlük tanınarak çözümlenecektir.

Biyotıp Sözleşmesi Avrupa Konseyi çerçevesinde 4 Nisan 1997 tarihinde imzaya açılmış ve birçok ülke tarafından imzalanmıştır. Uzun adı, Biyoloji ve Tıbbın Uygulanması Bakımından İnsan Hakları ve İnsan Haysiyetinin Korunması Sözleşmesi: İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesi’dir. Sözleşme, biyoloji ve tıbbın uygulanmasında, insanların hak ve özgürlüklerine saygı gösterilmesini güvence altına alma amacıyla hazırlanmıştır.

Biyotıp Sözleşmesinde benimsenen başlıca ilkeler arasında şunları sayabiliriz:
a- İnsanın menfaatleri ve refahı, bilim veya toplumun menfaatlerinin üstündedir.

b- İmzacı devletler kendi egemenlik alanlarında, uygun nitelikteki sağlık hizmetlerinden adil bir şekilde yararlanılmasını sağlayacak önlemleri alır.

c- Araştırma dahil, sağlık alanında herhangi bir müdahalenin, ilgili mesleki yükümlülükler ve standartlara uygun olarak yapılması gerekir.

d- Sağlık alanında herhangi bir müdahale, ilgili kişinin bu müdahaleye özgürce ve bilgilendirilmiş bir şekilde muvafakat etmesinden sonra yapılabilir.

e- Bir kimseye, genetik kalıtımı nedeniyle herhangi bir ayrımcılık uygulanması yasaktır.

f- Biyoloji ve tıp alanında bilimsel araştırma, Sözleşme hükümlerine ve insan varlığının korunmasını güvence altına alan diğer yasal hükümlere bağlı kalmak kaydıyla, serbestçe yapılabilir.

g- İnsan vücudu ve onun parçaları, bu nitelikleri dolayısıyla, ticari kazanç sağlanmasına konu olamaz.

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, Sözleşmenin 20 nci maddesinin, (muvafakat verme yeteneği olmayan kimselerden kendisini yenileyen dokuların alınmasını mümkün kılan) iki numaralı bendinin, 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanunun 5 inci maddesiyle uyum halinde olmaması nedeniyle, bu hükme Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, Sözleşmenin 20 nci maddesinin, (muvafakat verme yeteneği olmayan kimselerden kendisini yenileyen dokuların alınmasını mümkün kılan) iki numaralı bendinin, 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanunun 5 inci maddesiyle uyum halinde olmaması nedeniyle, bu hükme çekince koymuştur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu E. 2014/12-103 sayılı kararında Biyotop Sözleşmesinin “Araştırma dahil, sağlık alanında herhangi bir müdahalenin, ilgili mesleki yükümlülükler ve standartlara uygun olarak yapılması gerekir” hükmünü kararına doğrudan dayanak almıştır.

Yine, Yargıtay 13 üncü Hukuk Dairesi E. 2013/23013 sayılı kararında Sözleşmenin taraflarının, tüm insanların haysiyetini ve kimliğini koruyacak ve biyoloji ve tıbbın uygulanmasında, ayırım yapmadan herkesin, bütünlüğüne ve diğer hak ve özgürlüklerine saygı gösterilmesini güvence altına almakla yükümlü oldukları; araştırma dahil, sağlık alanında herhangi bir müdahalenin, ilgili mesleki yükümlülükler ve standartlara uygun olarak yapılması gerektiği kurallarına atıfta bulunmuş ve Sözleşmenin iç hukukumuzun bir parçası haline geldiğini vurgulamıştır. Bu belirleme başka kararlarda da bulunmaktadır.

Sonuç olarak Yüksek Mahkeme kararlarına göre de Biyotıp Sözleşmesi iç hukukumuzun bir parçasıdır ve doğrudan yargı kararlarına dayanak alınabilecektir. Bu durum anılan Sözleşmenin pratik önemini arttırmaktadır.