Vücutta yabancı cisim unutulması olgularında Yargıtayın yaklaşımı

Ameliyat sırasında vücutta yabancı cisim unutulması olgularında ameliyatı yapan hekimin kusurlu olup olmayacağı konusu sürekli tartışılmaktadır. Bu konuda Adli Tıp Kurumunun operasyon sırasında batında cerrahi alet unutulmasını ağır hizmet kusuru niteliğinde gören raporları mevcuttur. Bununlabirlikte oldukça eski bir tarihte de olsa, Yüksek Sağlık Şurası, ameliyat sırasında vücutta gazlı bez unutulmasını nadirde olsa mümkün olabileceğinden bahisle hekime hata yüklenemeyeceği mütalaasında bulunmuştu. Bu hususta Yüksek Mahkeme'nin yaklaşımı daha önemlidir. Yargıtay genel olarak vücutta yabancı cisim unutulmasını kusur olarak kabul etmekte hatta bazan bunun kusur olarak kabulü için bilirkişi incelemesine dahi gerek olmadığına karar vermektedir. Nitekim şu karar bu hususta aydınlatıcıdır:

"Davalı operatör doktorun, davacının vücudunda ameliyat esnasında 2 metre uzunluğunda gazlı bezi unutması, bizatihi sorumlu olmasını gerektirir ağır bir ihmaldir. Esasen tıp dalında unutma hoş görülmesi, müsamaha ile karşılanması mümkün olmayan kusurlu davranıştır. Sırf bu niteliği itibarıyla, olayın bir uzman önünde incelettirilmesine de ihtiyaç yoktur. Çünkü; bir operatörün ameliyatsırasında mesleki değil, meslek dışı dikkatinin bile böyle bir olaya asla meydana vermemesi asıldır. Bu açık duruma rağmen, Yüksek Sağlık Şurasının olayın en normal dikkat ve özen zorunluluğunu bir yana iterek gazlı bezin ameliyat sahasında unutulmasının nadir de olsa mümkün olaylardan kabul etmesi yetersiz olup, ayrıca sorunun niteliğini kavramaktan da uzaktır. Bu görüş, Usulün 275 ve ardından gelen maddeleri hükmünce mahkemeyi bağlamayacaktır. Kaldı ki; maddi olgu şeklinde ortaya çıkmış ve çekişmesiz durumların bilirkişi aracılığı ile tekrar incelenmesine de gerek yoktur. Öyleyse, gazlı bezin vücutta unutulduğu çekişmesiz olduğuna göre bu açık olgu karşısında, doktorun objektif ağır kusurunun varlığı kabul edilmeli, doktorun kusurlu olup olmadığının bilirkişiye incelettirilmesine ihtiyaç duyulmamalıdır. Bütün bunlara ek olarak, esasen 1219 sayılı Yasanın 75. maddesi tıbbi konularda Yüksek Sağlık Şurası düşüncesinin (ceza mahkemesini) bağlayacağı belirtilmiştir. Bu durumda bu merciin düşüncesinin hukuk mahkemesini bağlayacağı da düşünülemez. Yasa hükmü bu doğrultuda olduğuna göre Usulün 276/ll. maddesine dayanılarak Yüksek Sağlık Şurası'nın hukuk davalarında, çözümlenmesi gerekli tıbbi sorunlar için seçilmesi ve düşüncesine başvurulması zorunlu bilirkişi kurulu olduğu da kabul edilemez."